19 Aralık 2010 Pazar

Yokluğun Varlık Olduğu En Güzel Zamanlar

Çıkan şiddetli rüzgardan sonra camdan bakınca yolun bu tarafı gecenin sessizliğine bürünmüş, tamamen karanlık kör bir kuyu gibiyken yolun karşı tarafını gören çocuk  " şu işe bak! bu taraf karanlığa gömülürken karşı taraf disco disco partizane" deyip tuhaf tuhaf bakınıyor...
Belliki uzun süre gelmeyen elektrikler yüzünden evin ve sokağın karanlığa bürünmesi onu tedirgin etmişti..

Karanlıktan ürkmemek gerektiğini en güzel cümleler kurarak anlatmaya çalışırken, bir yandanda sımsıkı sarıp sarmalıyorum..


"Çocukken sık sık elektrikler kesilirdi ama bu bizleri çokda fazla etkilemezdi..hatta o zamanın çocukları bizler, bu durumu eğlence haline getirirdik...Karanlıkta ufacık mum ışığıyla gölge oyunları oynardık..Hikayeler anlatır, birbirimizi korkutmaya çalışırdık.."deyince bayağı bi çocukça bulduğundan bıyık altı hafif tebessüm ediyor...

Şimdi gölge oyunu oynayalım mı desem sanki kuşlar bile gülecekmiş gibi oluyor insan :) 

Ama gelmeyen elektrikler sayesinde ve gecenin karanlığında, demlenen çay ve yanındaki kekle birlikte, battaniyelere sarıldığımız bu iki gece boyunca yapılan sohbet ve kahkahalar içimizi ısıttı..
Ben anlattım onlar dinledi..
onlar anlattı ben..
anlattım..anlattı..anlattık :)



Ve göz kapaklarımızın çöken ağırlığını hissetmeye başlarken anladımki, bazen yokluk en güzel varlık olabiliyordu kısacık yaşamlarımızda...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder