
Aile dışından birileriyle oturup konuştuğumuzda görenler bu ne nezaket deyip ağzları açık kalır..Öteki berikine,beriki ötekine herkes birbirine saygılı, birbirlerine öncelik tanımada sınır tanımaz..
Lakin bir iki ay aralarla mola verilip biraraya gelinildiğinde, bunu biranda nasıl beceriyoruz hala anlamış değilim ama ikide bir lafa giren çocuk konumuna giriveriyoruz anında..
Herkes ben anlatıcam içgüdüsüyle bir anda hayvanlaşabiliyor..Az susta motorun soğusun gibi iğrenç espriler havada uçuşuyor.. Sanki beni ödüllendiriyorlarmış gibi ben anlatıcam ben anlatıcam..tamam o kısmını sen anlat ama restorant kısmını ben anlatıcamlarla başlıyorlar dedikodunun anasını ağlatmaya ..o kocasına demiş ben onu hazzetmiyorum..kocası dediki demiş onun annesi kime diyo öyle diye demiş..demişki, dediki, diyoki, diyosiyeki..Bizimkiler molalarda böyle dedidikili,diyokili,demişkili bir dil kullanıyolar yemin ederim çince daha kolay..
İçimden hepsini susturup banane hamdiyenin ayküsü düşük gevşek ağızlı kızından deyip haykırmak istiyorum ama ne mümkün..
hepsi laf ebesi olmuş çıkmış anasını satıimm..sanki antremanlı gelmiş ninja kaplumbağalar gibiler..
Onlar benden çok daha iyi çemkiriyorlar..Ben zaten oldum olası hiç çemkirememişimdir...
Tek yapabildiğim soyunuz sopunuz maymuna çeviresiciler, boyunuz posunuz eyfel kulesinden devrilesiceler, köse damatların haremlerine gidesiceler deyip koca karı laflarıyla çemkirmekten öteye gidemiyorum..zaten onuda içimden söylüyorum..bazen içinden söylemek iyi geliyo..kimseler duymuyor..kafan rahat oluyo..kimseyle uğraşmıyosun uğraştırmıyosun..