31 Aralık 2010 Cuma

2011





Allah kimseyi aç, susuz, sevgisiz, ve kimsesiz, darda ve yarı yolda bırakmasın..

Herkese sağlık, mutluluk, huzur dolu günler ve bol şans versin..

Banada...AMİNN..





I Have Dream-Abba

28 Aralık 2010 Salı

Nereye Kadar ?





Hayat oyun oynamayı 
pek bi seviyor..

Seviyorda, 
yorduğunu anlayamadı hala..








25 Aralık 2010 Cumartesi

..

İnceden bir sızı kapladığında yüreğini 
ve haykıramadığında içindeki sessizliği..
dinler...












Cem Adrian - Bana Ne Yaptın | 2010 [HD]





19 Aralık 2010 Pazar

Yokluğun Varlık Olduğu En Güzel Zamanlar

Çıkan şiddetli rüzgardan sonra camdan bakınca yolun bu tarafı gecenin sessizliğine bürünmüş, tamamen karanlık kör bir kuyu gibiyken yolun karşı tarafını gören çocuk  " şu işe bak! bu taraf karanlığa gömülürken karşı taraf disco disco partizane" deyip tuhaf tuhaf bakınıyor...
Belliki uzun süre gelmeyen elektrikler yüzünden evin ve sokağın karanlığa bürünmesi onu tedirgin etmişti..

Karanlıktan ürkmemek gerektiğini en güzel cümleler kurarak anlatmaya çalışırken, bir yandanda sımsıkı sarıp sarmalıyorum..


"Çocukken sık sık elektrikler kesilirdi ama bu bizleri çokda fazla etkilemezdi..hatta o zamanın çocukları bizler, bu durumu eğlence haline getirirdik...Karanlıkta ufacık mum ışığıyla gölge oyunları oynardık..Hikayeler anlatır, birbirimizi korkutmaya çalışırdık.."deyince bayağı bi çocukça bulduğundan bıyık altı hafif tebessüm ediyor...

Şimdi gölge oyunu oynayalım mı desem sanki kuşlar bile gülecekmiş gibi oluyor insan :) 

Ama gelmeyen elektrikler sayesinde ve gecenin karanlığında, demlenen çay ve yanındaki kekle birlikte, battaniyelere sarıldığımız bu iki gece boyunca yapılan sohbet ve kahkahalar içimizi ısıttı..
Ben anlattım onlar dinledi..
onlar anlattı ben..
anlattım..anlattı..anlattık :)



Ve göz kapaklarımızın çöken ağırlığını hissetmeye başlarken anladımki, bazen yokluk en güzel varlık olabiliyordu kısacık yaşamlarımızda...



15 Aralık 2010 Çarşamba

Tanrı'nın ya en kötü cezası, ya da en güzel armağanıydı...


Herşeye rağmen "neden böyle oldu? Neden ben?" demedim..
Ben sadece "neden böyle olmasın" demiştim..

Gereken tek şey ise, yaşamla ölüm arasına bir çizgi çizmekti..
Ve hazır çizginin bu tarafındayken, 
yaşamın tadına varmaktı tek yaptığım..





14 Aralık 2010 Salı

hııh..

Bugün.. 
sadece.. 
kendini sevmek istiyor suskunlarülkesi..
Başka.. 
kimseyi.. 
hiç birşeyi sevmek istemiyor..
..


6 Aralık 2010 Pazartesi

ülkemin güzel pinokyoları :))

Eskiden toplum olarak dahamı dürüst yaşardık ilişkilerimizi, yoksa büyüdükte ancamı vardık gerçeklerin farkına..?

Sanki günümüz insanları yalan sallamakta daha bir ustalaştı..Maşallah öyle profesyonelce yalanlar söylemeye başladık ki, en çakalı bile kanar oldu :))

Malum çağ bilgisayar çağı olduğundan, güzel ülkem pc lerin arkasında görünmeyen pinokyolarla dolup taştı :))

Biz insanlara pinokyo gibi bir özellik verilseydi, evde, işyerinde, sokakta,caddede atılan her bir adımda,sivrilen burunlar yüzünden oramızı buramızı sakınmak için adım atacak yer bulamazdık :))
Neyseki,  yaradan bizleri pinokyo gibi yaratmamış...
Pinokyo dile gelseydi, en pis yalanını söyler sonrada "alın bu uzayan burnumu müsait yerinize" diye sitem ederdi...
Pinokyo bile biz insanlar kadar usta bir yalancı değil..O da zamana yenik düşenlerden olsa gerek..